Öncelikle aklımdan geçen ilk olumsuz yönü belirtmek isterim. Kitabın tamamı 255 sayfa bunun 135 sayfası boş sayfadan oluşuyor. Evet şaka değil kitabın içinde ortalama 135 sayfa boş. İnanabiliyor musunuz haybeden kaybedilen 135 sayfa. Sonra vay efendim ağaçlar yok oluyor vay efendim hepimiz çevreciyiz, orman dostuyuz vs. vs.  kitapta yazılı 120 sayfa var yok.

Neyse efendim biz içerikten bahsedelim azıcık. İçerik olarak güzel bir temada işlenmiş.  Yaşlı bir amca olan Mimar Sinan’ın yaşına başına bakmadan dünya güzeli hanım hanımcık Mihri isimli karısı olduğu halde, karısının onu deli gibi sevdiğini bildiği halde sen gel, entrikaların sultanı Kanunisinin biricik eşi Hürremden olma Mihrimah sultanı sev.  Mihrimahta daha 17 yaşında var yok.  Karaboğdan seferi sırasında görüp aşık oluyor sultana. Aşkı için haftalarca karşı kıyıya geçemeyen orduya bir köprü yapıyor hemde tam 13 günde.
Kitapta  diyor ki dünya beni hatırlayacak. Allah razı olsun müthiş eserler bıraktı geride dünya bile hala hatırlıyor onu ama o yaşlı kalbi karşılık bulamıyor 17lik aşkına. Kanuni tutuyor Hürrem istiyor diye Rüstem Paşaya veriyor gül gibi kızı. Len gıcık oldum haa. Mihrimah sultanı sen tut bitli paşaya ver. Vallahi diyorum bak o kızı al vitrine koy Allah rahmet eylesin peri kızı kadar güzelmiş harbiden de. Tabiki o dönem için diyorum yoksa Bizim Megan foxla karşılaştırılamaz bile. Kızı merak ettiniz demi dur bir fotoğrafını koyayım size kıyak geçeyim.

Kitap aşık bir mimarın, padişahın kızına olan aşkına karşılık bulamaması üzerine yeryüzüne nam salmasını, yaptığı hanları hamamları Mihrimahına ithafen yaptığını vurgulamaktan başka bir şey içermiyor. Bakın kitabı kötülemiyorum lakin bu kitap değil de Mihrimah Sultan camii ( en alttaki fotoğrafta üsküdarda olan camii)’ nin tanıtımı için kapıya asılacak bir yazı olsa daha iyi olurdu. Mesela ben 500 kere bu caminin önünden geçtiğim halde buranın hikayesini bilmiyordum bu kitap sayesinde öğrendim dersem yalan olur çünkü biliyordum. 

Aslında bu kitap 120 sayfa da değil. Toplasanız 40 sayfa. Çünkü geri kalan 80 sayfada hep aynı şeyler anlatılmış da anlatmış.

Beni kitapta etkileyen isim Mihri yengemiz oldu aslında. Mimarımızın eşi. Kadının yeri cennetlik yahu. Nasıl dayanmış Mimar Sinan’a. Vallahi ben okurken rahmet okudum, hatta yavrummm Allah rahmet eylesin diyerek içlendim. Şimdiki kızlar öylemi efendim anında adama fare zehri verip diğer tarafa yollarlar.

Mimar Sinan kitapta anlatılana göre bide evde utanmadan kadına” Mihrimah sultana aşık olacağımı bilseydim senle hiç evlenmezdim” diyor. (bah bah bah) Haa eve gidince direk mutfağa geçip karısının yaptığı yemekleri yemeyi biliyor. Ama hakkını yemeyelim kitap sayfasının toplamını 4 e bölün 8le toplayın o kadar sayfada bundan üzüntü duyduğunu dile getiriyor.

iki-camiBirde ben Mihrimah Sultanın bu kadar vicdansız olduğunu bilmezdim doğrusu. Gerçi kime anlatıyorum. Bizim bir adetimiz var padişahlarımızı sultanlarımızı, tarihsel kişilerimizi kötülemeye bayılıyoruz. Bikere ar kalmadı ki bizde. Geçenler de Mahpeyker Kösem Sultan’ı canlandırıp Çırılçıplak soyup 1. Ahmetle nasıl seviştiklerini canlandırdıkları bir film yapmışlar ya. Hani hatta dava açılmıştı filme Kösem sultanın göğüs uçları gözüküyor diye. Tövbe estağfirullah. Abi hepimiz biliyoruz bunlar sarayda pişti oynamıyorlardı madem bu sahneyi oynatacan bari detaylara inme demi. Hani niye tarihimizi erotikleştiriyoruz anlamış değilim. Neyse yine kızdım bak.

Ooo şurayı unutuyordum az daha. Kitapta Sinan Karısı Mihriden alt dudak aldı diyor. Hadi kitaba dönelim…

Yavuz Bahadıroğlu profesörümüzün dediğine göre biz 19. yüzyılda öğrendik dudaktan öpüşmeyi. Buse alırdık biz yengenizden. Çünkü o zamanlar dudaktan öpüşmede hastalık kapma riski olduğunu düşünürdük. Batı tabiki yiyişirdi. (argoca konuşmaya hep Bülent Akyürek, yazar abim yüzünden alıştım) işte orası benim dikkatimi çekti çünkü arada yüzlerce yıl var sinan hanımdan alt dudak alıyor olması dikkatimi çekti.

Sonra kitapta kanuninin hürrem sayesinde oğlunu boğdurduğunu görüyoruz. Arada can dost ibrahimi diğer tarafa yolladığını görüyoruz. Hani Rahmetli Yavuz iyiki ölmüş yoksa Hürrem Yavuza da sıkardı konusunu yine aklımıza sokuyoruz.

Aslında gıcık olduğun adama inşallah Hürrem gibi bir karın olur diye beddua atacan sonra gör bak evi, Yaprak Dökümü Ali Rızadan beter olmuyorlar mı. Aile dağılır aile.

Şu Kanuninin oldum olası ülke yönetimini sevmemişimdir. Lise dönemimde de sevmiyordum yönetim tarzını. Hani Rahmetli Fatih Sultan Mehmet, hocasına ben imam olmak istiyorum diyorda Hocası onun yeri ayrı siyasetin yeri ayrı siz yerinize ben yerime geçeyim gibi bir şey diyor. Aynı aynı. Kanuni diğer adıyla yani şair mahlasıyla Muhibbi, müthiş bir ordu kumandanıydı. Adam at üstünde öldü yahu. Allah bin kez razı olsun ondan. Bu topraklarda müthiş emeği var. Ama Hani hacıydı, hocaydı diyoruz ya yok bea. Hacı adam hiç çakma bir mektup yüzünden, mektuptan emin olmadan Öz oğlu Mustafayı öldürür mü ? Sonra müthiş Piri Reisi bilmez mi ne kadar varlıklı ve saraya bağlı idi, yolsuzluk yaptı diyerek öldürtürmüydü. Hadi bu kanunen öldü. Ya Rahmetli Pargalı İbrahim Paşaya ne demeli ?  Adam yemeğe davet ediliyor ertesi gün İbrahim mort. Bu nasıl Hacılık Hocalıktır.

Neyse ben din ve devlet işlerini birbirinden yine ayıramıyorum sanırım. Koskoca Kanuni Sultan Süleymanı yargılamak benim haddime düşmez en iyisi ben kitaba devam edeyim.

Ben bu kitabı okuyun derim. Güzel akıcı bir kitap ben 2-3 saatte bitirdim. Düşünsenize 250 sayfayı 3 saatte okuyorum beheheyt dersiniz. Ama kitabın içini açmayın sayfalar boş. Lakin bence Mimar Sinan’a aşık Mihri Hatuna daha çok ağrılık verseydi daha çok cezbederdi. Konuyu saptırmamalıydı bence yazarımız. Hazır Mihri Hatun, Mihrimah Hatun, Sinan  üçlü aşkı varken konu aşk kitabını andırırdı.

Kitabı gerçekten okuyun yoksa ben  niye burda tavsiye ediyorum. Hoşuma gitmese burada tavsiye etmezdim. Kelimelerin seçimi hoşuma gitti çünkü birde Son anda Mimar Sinan’ın Edirnekapıda yaptığı doğumgünü hediyesi olan tek minareli camii ile resmen Mihrimah sultanı can evinden vuruyor. “Lan ben ne yapmışım önümde Sinan gibi bir centilmen varken gidip kime vardım. Acaba çağırsam mı çağırtmasam mı derkennn, sultanda zaten bu kadar entrikalı bir döneme dayanamıyor Babası ve kardeşleri ayrıca Anası ve eşinin ölmesi sonrası hayata gözlerini yumuyor.

Allahtan hepsinin günahlarını affetmesini diler ruhlarına birer fatiha gönderirseniz hem siz sevap işlersiniz hemde siz sevap işlersiniz.

Ama Mihri hanıma hususi ben bir fatiha okudum çünkü böyle bir aşkı kaldırmak yürek ister ve her babayiğidin harcı değildir.

Tek minareli camiyide anlatıyor kitap ama ben anlatmayacağım çünkü onuda anlatırsam 250 sayfalık kitabı 1 sayfada zaten tamamen anlatmış olacağım.

İyi okumalar 🙂

Leave a Reply