Barış Manço
Menu

AYAŞLI VE KİRACILAR

29 Mart 1883 yılında doğan Memduh Şevket Esendal Arapça, Farsça, Fransızca bilen; büyükelçilik, milletvekilliği, CHP Genel Sekreterliği yapan ünlü yazarlarımızdan biridir. En çok bilinen Ayaşlı ve Kiracılar adlı eserini 1934 yılında kaleme almıştır.

Eserlerini sıradan insanların etrafında geçiren ve gayet sadelikle işleyen yazarımız öykücülüğe başladığı ilk dönemlerde kendisine öncü olarak Ömer Seyfettin’i seçmiştir diyebiliriz zira onun izinden giderken olgunluk döneminde hem kendi çağdaşlarından hem de Ömer Seyfettin’den bile daha sade eserler ortaya koymuştur. Eserlerinin bir kaçına baktığımızda karamsarlıktan uzak olduğunu görebiliriz çünkü bu büyük usta insanlara keder ve hüzün vermeyi değil daha çok ümit ve neşe vermeyi tercih etmektedir.

Ayaşlı ve Kiracılar adlı 100 Temel Eserden biri olan bu kitaptan biraz bahsedecek olursak:

Ayaşlı-ve-KiracılarıBir köy ağasının oğlu olan Ayaşlı İbrahim Bey tarafından kiralanan ve pansiyon gibi işletilen 9 odalı bir apartman dairesinde, Ankara’ya çeşitli sebeplerle gelerek bu pansiyonda yaşamakta olan kiracıları ve bu kiracılarla yaşadıklarını anlatan diğer bir kiracı olan Banka memurunu konu almaktadır.

İlk başlarda bu apartmandaki insanların yaşamlarını gayet eğlenceli bulan anlatıcımız onlarla birlikte eğlenmeye başlar fakat bir müddetten sonra bu apartmanda yaşanan olaylardan hoşnutsuzluk duymaya başlamıştır zira apartmanda türlü kumar, eşlere açıkça ihanetler, aile kavramının önemsiz oluşu, yasa dışı ilişkiler, içki alemleri, kendi çocuğunu sevmeyen insanlar artık göze batmaya başlıyor. Anlatıcımız olan dürüst banka memurumuzun en yakın arkadaşı ise ahlaki olarak bozuk bu apartmandan derhal taşınması için ikna etmeye çalışıyor. Fakat anlatıcımız da bu apartman sakinlerine uyarak komşulardan biriyle cinsel bir macera yaşayınca apartmandan ayrılmaya pek niyet etmiyor. Anlatıcımızın hemşehrilerinden biri hastalanıyor ve kızını anlatıcımıza emanet ederek vefat ediyor. İşler burada tahmin ettiğiniz gibi romantik bir hal alıyor. İçeriği daha fazla anlatmayacağım fakat sonunda evli evine köylü köyüne durumu yaşandığını söylemek istiyorum.

Bu kitabı tavsiye etmemin sebeplerinden biri ise Türkçe’nin gücünü hissetmenizi istememden kaynaklanıyor. Cumhuriyetin ilk yıllarında ne kadar sade ve anlaşılabilir bir dille kaleme alındığını görmenizi istiyorum. Modern ahlaksızlığa kendisini alıştıramayan insanların yaşadıkları sıkıntıları görmeniz için uygun bir kitap olduğunu düşünüyorum.

İyi okumalar.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir